Verb

trauen

güvenmek, cesaret etmek, nikah kıymak

Ich traue ihm nicht über den Weg.

Ona hiç güvenmiyorum.

Er traut sich nicht, die Wahrheit zu sagen.

Gerçeği söylemeye cesaret edemiyor.

Der Standesbeamte traut das Paar.

Nikah memuru çifti evlendiriyor.

((j-m)) birine güvenmek Arkadaşıma güveniyorum.

(sich4 ((zu+Infinitiv))) bir şeyi yapmaya cesaret etmek Atlamaya cesaret edemiyor.

((j-n)) birinin nikahını kıymak Papaz çiftin nikahını kıyıyor.

Eşanlamlılar: vertrauen, wagen; Zıt anlamlılar: misstrauen

Eski Yüksek Almanca 'trūwēn' kelimesinden gelir, İngilizce 'true' ve 'trust' ile ilgilidir.

'Trauen' 'güven' ile ilgilidir. Birini evlendirmek (trauen) için ona 'güvenmeniz' ve bir şeye cesaret etmek (sich trauen) için kendinize 'güvenmeniz' gerekir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.