Verb

umgeben

çevrelemek, kuşatmak, sarmak

Hohe Mauern umgeben das alte Schloss.

Yüksek duvarlar eski şatoyu çevreliyor.

Er umgibt sich gern mit klugen Leuten.

Akıllı insanlarla çevrili olmayı sever.

((et4)) bir şeyi çevrelemek Mülkü bir çit çevreliyor.

kendini ((ile+Nomen)) bir şey ile çevrelemek Kendini kitaplarla çevreler.

Eş anlamlılar: umschließen, umringen, einkreisen

'um-' (etrafında) öneki + 'geben' (vermek). Bir şeyin 'etrafına' bir sınır 'verme' fikrinden gelir.

Bunun ayrılmaz bir fiil olduğuna dikkat edin ('umgeben' kelimesinde vurgu 'ge' üzerindedir), 'umfallen' (düşmek) gibi 'um-' ile ayrılabilen fiillerden farklıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.