unangemessen
Çeviri
uygunsuz, yersiz, yakışıksız
Örnekler
Seine Bemerkung war völlig unangemessen.
Yorumu tamamen yersizdi.
Die Strafe war der Tat unangemessen.
Ceza, suça göre uygunsuzdu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) ((biri/bir şey için)) uygunsuz olmak Davranışı bir öğretmen için uygunsuzdu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: unpassend, ungeeignet; Zıt anlamlılar: angemessen, passend
Etimoloji
un- (olumsuzluk) öneki ve angemessen (uygun) kelimesinden oluşur. Angemessen, an (ona göre) + messen (ölçmek) kelimelerinden gelir, yani duruma 'göre ölçülmemiş' demektir.
Hafıza İpuçları
Kelimeyi 'ölçüsüz' olarak düşünün. Bir duruma göre ölçülmemiş bir davranış veya söz uygunsuzdur.