Adjektiv

unerwartet

beklenmedik, umulmadık, sürpriz

Das war eine unerwartete Nachricht.

Bu beklenmedik bir haberdi.

Sein Besuch kam völlig unerwartet.

Onun ziyareti tamamen beklenmedikti.

((sıfat olarak)) + isim beklenmedik ... Bu beklenmedik bir başarıydı. Das war ein unerwarteter Erfolg.

((zarf olarak)) beklenmedik bir şekilde Sınav beklenmedik derecede zordu. Der Test war unerwartet schwer.

Eş anlamlılar: şaşırtıcı, ani; Zıt anlamlılar: beklenen, öngörülen

un- (olumsuzluk) ön eki + erwartet (beklenen). Kelimenin tam anlamıyla 'beklenmeyen'.

İngilizce'deki 'un-expected' gibi düşünün. Almanca 'un-' ön eki de olumsuzluk anlamı katar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.