versäumt
Çeviri
kaçırılmış, ihmal edilmiş
Örnekler
Er hat eine wichtige Frist versäumt.
Önemli bir son teslim tarihini kaçırdı.
Das ist eine versäumte Gelegenheit.
Bu kaçırılmış bir fırsat.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) kaçırmış olmak ((et4)) versäumt haben O, dersi versäumt.
kaçırılmış bir ((isim)) ein versäumt... + Nomen Bu, versäumte bir şanstı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verpasst (kaçırılmış); Zıt anlamlılar: wahrgenommen (değerlendirilmiş), genutzt (kullanılmış)
Etimoloji
`ver-` ön eki (yanlış giden bir şeyi belirtir) ve `säumen` (gecikmek) kelimelerinden gelir. Yani 'gecikerek kaçırmak'.
Hafıza İpuçları
`ver-` ön ekinin genellikle `verlieren` (kaybetmek) veya `vergessen` (unutmak) gibi olumsuz bir anlamı olduğunu düşünün.