Adjektiv

ständig

sürekli, daimi, sabit, devamlı

Der ständige Lärm stört mich.

Sürekli gürültü beni rahatsız ediyor.

Er ist ein ständiger Gast in diesem Café.

O, bu kafenin daimi bir müşterisidir.

Wir brauchen eine ständige Internetverbindung.

Sürekli bir internet bağlantısına ihtiyacımız var.

ständig + İsim (sürekli bir ...) Bu sürekli bir problem.

ständig (zarf olarak) (sürekli) Neden sürekli geç kalıyorsun?

Eş anlamlılar: konstant, dauerhaft, permanent; Zıt anlamlılar: vorübergehend, temporär

'Stand' (durum, pozisyon) kelimesinden ve '-ig' sıfat ekinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla 'ayakta duran' demektir, bu da değişmeyen bir şeyi ifade eder.

Bir şeyin yerinde 'durduğunu' (stand), hiç ayrılmadığını hayal edin. Bu nedenle 'sürekli' veya 'daimi'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.