Verb

treffen

buluşmak, isabet etmek, karşılaşmak, karar vermek

Ich traf gestern einen alten Freund.

Dün eski bir arkadaşımla buluştum.

Der Pfeil traf genau ins Ziel.

Ok tam hedefe isabet etti.

Er traf eine mutige Entscheidung.

Cesur bir karar verdi.

((j-n)) ((an+3/in+3)) (biriyle) (bir yerde) buluşmak Arkadaşımla kafede buluşuyorum.

sich ((mit j-m)) (biriyle) buluşmak Yarın meslektaşlarla buluşuyoruz.

((et4)) (bir şeye) isabet etmek Top cama isabet etti.

eine Entscheidung ((treffen)) bir karar vermek Bir karar vermeniz gerekiyor.

Eş anlamlılar: begegnen, kennenlernen; Zıt anlamlılar: verfehlen

Proto-Cermence *drepaną ('vurmak, isabet etmek') kelimesinden gelir. İngilizce 'drub' ile kökteştir.

'Trafik'te tesadüfen biriyle 'karşılaşmak' (treffen) gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.