der Auslöser
Çeviri
tetikleyici, sebep, deklanşör
Örnekler
Stress war der Auslöser für seine Krankheit.
Stres, hastalığının tetikleyicisiydi.
Drück den Auslöser, um ein Foto zu machen.
Fotoğraf çekmek için deklanşöre bas.
Dilbilgisi Kalıpları
...'nın tetikleyicisi ((für+4)) bir şeyin tetikleyicisi Stres genellikle baş ağrılarının tetikleyicisidir.
Benzer Kelimeler
Ursache, Grund, Anlass
Etimoloji
'auslösen' (tetiklemek) fiilinden gelir. 'aus' (dışarı) + 'lösen' (serbest bırakmak). Bir eylemi veya olayı 'dışarı bırakan' şey.
Hafıza İpuçları
Bir fotoğraf makinesinin fotoğraf çekmek için ışığı 'serbest bıraktığını' (auslösen) düşünün. 'Auslöser' bunu yapan düğmedir.