verspüren
Çeviri
hissetmek, duymak
Örnekler
Ich verspüre einen leichten Schmerz.
Hafif bir ağrı hissediyorum.
Er verspürte den Wunsch zu reisen.
Seyahat etme arzusu hissetti.
Sie verspürte plötzlich große Freude.
Aniden büyük bir sevinç hissetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şey hissetmek Açlık hissediyorum.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fühlen, empfinden, wahrnehmen
Etimoloji
'ver-' (yoğunlaştırıcı önek) + 'spüren' (hissetmek, izini sürmek). Daha derin, daha içsel bir his anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
'verspüren' genellikle arzu, acı veya sevinç gibi daha soyut veya içsel duygular için kullanılırken, 'fühlen' daha genel olabilir.