Nomen

die Darbietung

performans, sunum, gösteri, icra

Die Darbietung des Pianisten war beeindruckend.

Piyanistin performansı etkileyiciydi.

Seine Darbietung der Fakten überzeugte das Publikum.

Gerçekleri sunuş şekli seyirciyi ikna etti.

Die Zirkusartisten boten eine atemberaubende Darbietung.

Sirk sanatçıları nefes kesici bir gösteri sundular.

((bir şeyin)) performansı/sunumu Şarkıcı yeni şarkılarının bir performansını sergiledi. Die Sängerin gab eine Darbietung ihrer neuen Lieder.

((biri tarafından yapılan)) performans/sunum Orkestranın performansı harikaydı. Die Darbietung von dem Orchester war fantastisch.

Eş anlamlılar: Aufführung, Vorstellung, Präsentation; Zıt anlamlılar: Empfang (karşılama)

`dar-` ('öne', 'sunmak') öneki + `bieten` ('sunmak', 'teklif etmek') + isim yapan `-ung` eki. Kelimenin tam anlamıyla 'öne sunma'.

Bir sanatçının performansını seyirciye 'sunmaya cüret ettiğini' düşünün. `dar-` öneki bunu ima eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.