setzen
Çeviri
koymak, yerleştirmek, oturtmak, oturmak
Örnekler
Ich setze die Tasse auf den Tisch.
Fincanı masanın üzerine koyuyorum.
Setzen Sie sich, bitte.
Lütfen oturun.
Er setzt ein Lesezeichen in das Buch.
Kitaba bir ayraç koyuyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((auf/in/an+4)) bir şeyi bir şeyin üzerine/içine/yanına koymak Ich setze die Tasse auf den Tisch.
((sich4)) oturmak Setzen Sie sich, bitte.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'da 'oturmak' anlamına gelen 'sizzen' kelimesinin ettirgen hali olan 'sezzen'den gelir ve 'oturtmak' demektir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'to set' kelimesiyle kökteştir. Masayı 'kurarken' tabakları 'setzen' (koyarsınız) diye düşünün. Dönüşlü hali 'sich setzen' 'oturmak' anlamına gelir.