Nomen

die Schuld

suç, kusur, kabahat, borç

Er gibt mir die Schuld für alles.

Her şey için beni suçluyor.

Sie hat hohe Schulden bei der Bank.

Bankaya yüksek borçları var.

Es ist nicht deine Schuld.

Bu senin suçun değil.

((bir şeyden)) sorumlu olmak ((an et3)) Schuld sein Kazadan o sorumlu.

((birinde)) borcu olmak Schulden ((bei j-m)) haben Bankada borcu var.

Eş anlamlılar: die Verantwortung (sorumluluk), die Last (yük); Zıt anlamlı: die Unschuld (masumiyet)

Eski Yüksek Almanca 'sculd' (yükümlülük, günah) kelimesinden gelir. İngilizce 'should' kelimesiyle kökteştir.

İki ana anlamını düşünün: ahlaki 'suç' ve finansal 'borç' (genellikle çoğul, Schulden). Her ikisi de bir yükümlülük fikri taşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.