Verb

ermessen

takdir etmek, değerlendirmek, ölçüp biçmek

Man kann den wahren Schaden kaum ermessen.

Gerçek hasarı tahmin etmek neredeyse imkansız.

Sie versucht, die Konsequenzen zu ermessen.

Sonuçları değerlendirmeye çalışıyor.

((bir şeyi)) ((ermessen)) bir şeyi değerlendirmek/takdir etmek Sonuçları değerlendirmek zor.

Eş anlamlılar: beurteilen, einschätzen, abschätzen

'er-' öneki (ulaşma, tamamlama) + 'messen' (ölçmek). Kelimenin tam anlamıyla 'ölçüp sonuca varmak'.

Bir durumu zihninizle 'ölçtüğünüzü' ('messen') ve bir yargıya 'vardığınızı' ('er-') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.