Nomen

die Freigabe

onay, izin, yayınlama, serbest bırakma

Wir warten auf die Freigabe des Budgets.

Bütçenin onaylanmasını bekliyoruz.

Die Freigabe der Software ist für morgen geplant.

Yazılımın piyasaya sürülmesi yarın için planlanıyor.

Freigabe ((et2)) bir şeyin yayınlanması/onayı Yeni albümün yayınlanması planlanıyor.

Freigabe ((für+4)) bir şey için onay Yeni proje için onaya ihtiyacımız var.

Eş anlamlılar: Genehmigung (onay), Erlaubnis (izin), Veröffentlichung (yayın); Zıt anlamlılar: Sperre (engelleme), Verbot (yasak)

'frei' (serbest) ve 'Gabe' (verme) kelimelerinin birleşimidir. Kelimenin tam anlamıyla 'serbestçe verme' demektir.

Bir kapının 'frei' (açıldığını) ve içinden bir şeyin (bilgi, ürün) 'Gabe' (verildiğini) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.