Adjektiv

Verschärft

sıkılaştırılmış, şiddetlenmiş, ağırlaştırılmış

Die Regeln wurden verschärft.

Kurallar sıkılaştırıldı.

Die Situation ist verschärft.

Durum ağırlaştı.

Er blickte sie mit verschärftem Ton an.

Ona sert bir tonla baktı.

((bir şey)) sıkılaştırılmış (bir şey)) sıkılaştırılmış Güvenlik önlemleri sıkılaştırılmış.

Eş anlamlılar: daha sıkı, yoğunlaştırılmış; Zıt anlamlılar: gevşetilmiş, hafifletilmiş

'ver-' ön ekinden (değişim veya yoğunlaşma belirtir) ve 'scharf' (keskin) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'daha keskin hale getirilmiş'.

Bir kuralı veya çatışmayı 'keskinleştirdiğinizi', onu daha sivri ve şiddetli hale getirdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.