Verb

beanspruchen

hak iddia etmek, talep etmek, gerektirmek, meşgul etmek

Er beansprucht das Erbe für sich.

Mirası kendisi için talep ediyor.

Diese Arbeit beansprucht viel Zeit.

Bu iş çok zaman alıyor.

Die Maschine wird stark beansprucht.

Makineye çok yükleniliyor.

((et4)) ((für sich)) bir şeyi kendisi için talep etmek Er beansprucht das ganze Geld für sich.

((et4)) bir şeyi gerektirmek, almak Bu görev tüm dikkatimi gerektiriyor.

Eş anlamlılar: fordern, verlangen; Zıt anlamlılar: verzichten, aufgeben

'be-' ön eki (bir şeye etki etmek) + 'Anspruch' (talep, hak). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şey üzerinde hak iddia etmek'.

'be-ANSPRUCH-en' kelimesini, bir şeyin üzerine 'bir TALEP (Anspruch) koymak' olarak düşünün. Bu yasal bir talep olabileceği gibi, zaman veya yer kaplamak da olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.