Verb

ein|dringen

içeri girmek, nüfuz etmek, sızmak

Diebe drangen in das Haus ein.

Hırsızlar eve girdi.

Wasser dringt in den Keller ein.

Su bodruma sızıyor.

Seine Worte drangen tief in sie ein.

Sözleri ona derinden işledi.

((içine)) bir şeye girmek/nüfuz etmek Hırsızlar eve girdi.

einbrechen (zorla girmek), eintreten (girmek), durchdringen (içinden geçmek)

'ein-' (içeri) öneki ve 'dringen' (zorlamak, bastırmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'içeri zorlamak'.

Birinin bir yere 'içeri' (ein) 'zorlayarak' (dringen) girdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.