fix
Çeviri
sabit, hızlı, çabuk, kesin
Örnekler
Das ist ein fixer Termin.
Bu sabit bir randevu.
Er erledigte die Aufgabe fix.
Görevi çabucak bitirdi.
Sie ist ein fixes Mädchen.
O zeki bir kız.
Dilbilgisi Kalıpları
(sıfat olarak) sabit, belirli. Das ist ein fixer Termin.
(zarf olarak) çabucak. Er erledigte die Aufgabe fix.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: schnell (hızlı), fest (sağlam), bestimmt (belirli); Zıt anlamlılar: langsam (yavaş), flexibel (esnek)
Etimoloji
Latince 'fixus' (sabitlenmiş) kelimesinden gelir, İngilizce 'fix' kelimesiyle aynı köktendir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'fix' kelimesini düşünün. 'Hızlıca tamir etmek' (quick) veya 'yerine sabitlemek' (fixed) anlamına gelebilir. Almanca kelime hem hız hem de sabitlik anlamlarını taşır.