Verb

mit|bringen

beraberinde getirmek

Kannst du bitte Wein zur Party mitbringen?

Partiye şarap getirebilir misin lütfen?

Ich bringe meine Schwester zum Treffen mit.

Toplantıya kız kardeşimi de getiriyorum.

Er hat viel Erfahrung mitgebracht.

O, beraberinde çok tecrübe getirdi.

((et4)) mitbringen (bir şeyi) getirmek Salata getiriyorum. (Ich bringe einen Salat mit.)

((j-n)) mitbringen (birini) getirmek Kardeşini getirebilirsin. (Du kannst deinen Bruder mitbringen.)

Eş anlamlılar: getirmek; Zıt anlamlılar: bırakmak (dalassen)

'mit-' (ile, birlikte) ön eki + 'bringen' (getirmek). Kelimenin tam anlamıyla 'birlikte getirmek'.

Bu ayrılabilir bir fiildir. 'mit-' ön eki cümlenin sonuna gider. 'Ich bringe Wein mit.' (Yanımda şarap getiriyorum.)

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.