Adjektiv

unübersichtlich

karmaşık, anlaşılması zor, karışık

Die Situation ist sehr unübersichtlich.

Durum çok karmaşık.

Die Kreuzung ist unübersichtlich und gefährlich.

Kavşak görüşe kapalı ve tehlikeli.

Seine Notizen waren unübersichtlich.

Notları karışıktı.

olmak + unübersichtlich (... karmaşık) Die Webseite ist unübersichtlich.

unübersichtliche + İsim (karmaşık bir ...) Das ist eine unübersichtliche Situation.

Eş anlamlılar: verwirrend, chaotisch, unklar; Zıt anlamlılar: übersichtlich, klar, geordnet

'un-' (olumsuzluk) + 'über' (üzerinden) + 'Sicht' (görüş) + '-lich' (sıfat eki). Kelimenin tam anlamıyla 'üzerinden bakılamayan'.

O kadar dağınık bir masa düşünün ki 'üzerinden' ('über') net bir 'görüş' ('Sicht') elde edemiyorsunuz. Bu masa 'unübersichtlich'tir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.