Adverb

ausgesprochen

son derece, belirgin bir şekilde, açıkça

Das ist ein ausgesprochen gutes Buch.

Bu son derece iyi bir kitap.

Das Urteil wurde noch nicht ausgesprochen.

Karar henüz açıklanmadı.

ausgesprochen ((+sıfat)) son derece ... Bu son derece güzel bir resim.

((etmek)) bir şeyi telaffuz etmek/açıklamak Hakim kararı açıkladı.

Eş anlamlılar (zarf olarak): besonders (özellikle), sehr (çok), extrem (aşırı); Zıt anlamlılar: kaum (neredeyse hiç), wenig (az)

'aussprechen' fiilinin geçmiş zaman ortacı, 'aus-' (dışarı) ve 'sprechen' (konuşmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'dışa vurulmuş', 'söylenmiş'.

Bir şey 'ausgesprochen' (dışa vurulduğunda), net, belirgin ve vurgulanmıştır. Bunu 'özellikle' veya 'son derece' gibi bir pekiştirici olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.