Adjektiv

chancenlos

şanssız, umutsuz, imkansız

Die Mannschaft war gegen den Meister chancenlos.

Takımın şampiyona karşı hiç şansı yoktu.

Sein Versuch war von Anfang an chancenlos.

Girişimi en başından beri umutsuzdu.

[Özne] sein chancenlos yüklem olarak: şansı olmamak. Die Mannschaft war chancenlos.

chancenlos + [İsim] sıfat olarak: şanssız bir deneme. Es war ein chancenloser Kampf.

Eş anlamlılar: aussichtslos, hoffnungslos; Zıt anlamlılar: chancenreich, vielversprechend

'Chance' (şans) ve '-sız, -siz' anlamına gelen '-los' sonekinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'şanssız'.

'Şans'ınızın 'loss' (kayıp) olduğunu, yani hiç şansınızın kalmadığını düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.