Nomen

die Diffamierung

iftira, karalama, hakaret

Die öffentliche Diffamierung schadete seinem Ruf.

Kamuya açık iftira onun itibarına zarar verdi.

Er wurde Opfer einer gezielten Diffamierung.

Hedefli bir iftiranın kurbanı oldu.

((j-s)) karalanması Politikacının karalanması tüm gazetelerdeydi. Die Diffamierung des Politikers war in allen Zeitungen.

((j-n)) karşı bir karalama kampanyası Ona karşı bir karalama kampanyası başlattılar. Sie starteten eine Kampagne der Diffamierung gegen ihn.

Eş anlamlılar: Verleumdung, Rufmord; Zıt anlamlılar: Lob (övgü), Anerkennung (takdir)

Latince `diffamare` ('kötü şöhret yaymak') kelimesinden gelir, `dis-` ('uzak') + `fama` ('şöhret, ün'). `-ung` eki isim yapar.

İngilizce'deki "de-fame" (itibarını zedelemek) gibi düşünün. Birinin şöhretini (fame) elinden alma eylemi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.