Verb

ein|spritzen

enjekte etmek, zerk etmek, lafa karışmak

Der Arzt spritzt ihm ein Mittel ein.

Doktor ona bir ilaç enjekte ediyor.

Der Motor spritzt Benzin ein.

Motor benzin püskürtüyor.

Sie spritzte eine Bemerkung ein.

Bir laf sokuşturdu.

((j-m)) ((et4)) einspritzen (birine bir şeyi) enjekte etmek Doktor hastaya bir ilaç enjekte ediyor.

((et4)) ((in+4)) einspritzen (bir şeyi bir yere) püskürtmek Motor yakıtı silindirin içine püskürtür.

Eş anlamlılar: injizieren

'ein-' (içine) öneki ve 'spritzen' (püskürtmek) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'içine püskürtmek'tir.

Bir doktorun bir şırınga (Spritze) kullanarak bir hastanın kolunun 'içine' (ein-) ilaç enjekte ettiğini (einspritzen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.