Verb

erblicken

gözüne ilişmek, görmek, fark etmek

Ich erblicke ein Schiff am Horizont.

Ufukta bir gemi görüyorum.

Er erblickte das Licht der Welt im Jahre 1990.

1990 yılında doğdu. (kelimenin tam anlamıyla 'dünyanın ışığını gördü')

j-n/et4 görmek birini/bir şeyi görmek Ich erblicke eine Gestalt in der Ferne.

Eş anlamlılar: sehen, entdecken, wahrnehmen

'er-' öneki (genellikle bir başarının veya başlangıcın göstergesi) + 'blicken' (bakmak, göz atmak). Yani bir şeye 'bakmayı başarmak'.

Bunu 'sehen' (görmek) demenin daha resmi veya şiirsel bir yolu olarak düşünün. 'er-' öneki bir keşif veya başarı hissi katar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.