Verb

werfen

atmak, fırlatmak

Er wirft den Ball.

Topu atıyor.

Sie wirft einen Blick auf die Uhr.

Saate bir göz atıyor.

Wirf den Müll in den Eimer.

Çöpü kovaya at.

((et4)) ((werfen)) bir şeyi atmak Topu atıyor.

((j-m)) ((et4)) ((werfen)) birine bir şey atmak Topu bana atıyor.

((et4)) ((in/auf+4)) ((werfen)) bir şeyi bir şeyin içine/üstüne atmak Çöpü kovaya at.

Eş anlamlılar: schmeißen, schleudern; Zıt anlamlı: fangen (yakalamak)

Eski Yüksek Almanca `werfan` kelimesinden gelir, İngilizce 'warp' (bükmek, ama tarihsel olarak atmak) kelimesiyle ilişkilidir.

Bir kurt adamın (`Werwolf`) bir şey fırlattığını (`werfen`) hayal edin. Sesleri benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.