verb

slam

çarparak kapatmak, sertçe eleştirmek, hızla koymak

He slammed the door in my face.

Kapıyı yüzüme çarptı.

The critics slammed the new play.

Eleştirmenler yeni oyunu yerden yere vurdu.

She slammed the phone down.

Telefonu hışımla kapattı.

((bir şeyi)) çarparak kapatmak/koymak Kapıyı çarparak kapattı.

((birini/bir şeyi)) sertçe eleştirmek Eleştirmenler yeni oyunu yerden yere vurdu.

Eş anlamlılar: çarpmak, kapatmak, eleştirmek; Zıt anlamlılar: yavaşça açmak

Yansıma (onomatopeik) kökenlidir, 'çarpma' sesini taklit eder.

Bir kapının kuvvetle kapatıldığında çıkardığı sesi hayal edin: SLAM! Kelime, sesin kendisidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.