verb

catch

yakalamak, yetişmek, yakalanmak, anlamak

Can you catch the ball?

Topu yakalayabilir misin?

We need to catch the next train.

Bir sonraki trene yetişmemiz gerekiyor.

I think I'm catching a cold.

Sanırım soğuk algınlığına yakalanıyorum.

Sorry, I didn't catch your name.

Üzgünüm, adınızı duyamadım.

((sth.)) (bir şeyi) yakalamak Can you catch the ball?

((a bus/train/etc.)) (otobüse/trene vb.) yetişmek We need to catch the train.

((a cold/illness)) (soğuk algınlığına/hastalığa) yakalanmak I think I'm catching a cold.

((sth.)) (bir şeyi) anlamak, duymak I didn't catch what you said.

Synonyms: yakalamak, kapmak, ele geçirmek; Antonyms: bırakmak, düşürmek, kaçırmak

Geç Latince 'captiare' kelimesinden, Latince 'capere' (almak) temel alınarak türetilmiştir.

Bir 'kedi'nin bir şeyi 'kovalayıp' yakalamaya çalıştığını düşünün. Bu temel yakalama fikri; topu, treni veya soğuk algınlığını yakalamak için de geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.