adjective

considerate

düşünceli, nazik, saygılı

It was very considerate of you to help.

Yardım etmen çok düşünceli bir davranıştı.

He is always a considerate host.

O her zaman düşünceli bir ev sahibidir.

((be)) considerate ((of sb.)) (birine) karşı düşünceli olmak. He is always considerate of his neighbours.

((It is)) considerate ((of sb.)) ((to-inf)) (birinin) ... yapması düşünceli bir davranış. It was very considerate of you to help.

Eş anlamlılar: thoughtful, attentive, kind; Zıt anlamlılar: inconsiderate, thoughtless

Latince 'consideratus' kelimesinden, 'considerare' (gözlemlemek, düşünmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Anlamı 'başkalarına karşı düşünceli' olarak değişmiştir.

'Considerate' olan biri, diğer insanların duygularını 'düşünür' (considers). 'Considerable' (önemli) kelimesinden farklı anlamına dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.