noun

crack

çatlak, çatırtı, deneme

There's a crack in the window.

Pencerede bir çatlak var.

I heard a loud crack of thunder.

Yüksek bir gök gürültüsü duydum.

Let's have a crack at this puzzle.

Hadi bu bulmacayı bir deneyelim.

((a)) crack ((in sth.)) (bir şeydeki) çatlak There's a crack in the window.

((a)) crack ((of sth.)) (bir şeyin) çatırtısı I heard a loud crack of thunder.

((to have a)) crack ((at sth.)) (bir şeyi) deneme Let's have a crack at this puzzle.

Eş anlamlılar: fissure (yarık); bang (patlama); attempt (deneme)

Eski İngilizce *cracian* fiilinden gelir, 'keskin bir ses çıkarmak'. 'Çatlak' anlamı, bir şey kırıldığında çıkan sesten kaynaklanır.

Bir kamçının çıkardığı sesi düşünün: bir 'çatırtı!'. Bu ses, fiziksel bir kırılma (duvardaki bir 'çatlak') ve hızlı bir eylem ('bir şeyi denemek') ile bağlantılıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.