noun

detail

detay, ayrıntı, müfreze

Please give me all the details.

Lütfen bana tüm detayları verin.

The report goes into great detail.

Rapor çok ayrıntılı.

A detail of soldiers was assigned to guard duty.

Bir asker müfrezesi nöbet görevine atandı.

((detaylı olarak)) tüm küçük gerçekleri içerecek şekilde Planı detaylı olarak açıkladı.

((bir şeyin detayları)) bir şey hakkındaki belirli gerçekler veya bilgiler Anlaşmanın detaylarını bilmiyorum.

Eş anlamlılar: ayrıntı, husus, madde; Zıt anlamlılar: genel bakış, özet

Eski Fransızca 'detailler' kelimesinden gelir, 'parçalara ayırmak' anlamına gelir. 'de-' (tamamen) ve 'tailler' (kesmek) kelimelerinden oluşur.

Büyük bir hikayeyi küçük 'detaylara' 'kestiğinizi' düşünün. Bir terzi (tailor) kıyafetlerin detaylarıyla çalışır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.