faint
Çeviri
belli belirsiz, zayıf, baygın, bayılmak
Örnekler
I heard a faint cry for help.
Belli belirsiz bir yardım çığlığı duydum.
I feel faint from the heat.
Sıcaktan bayılacak gibi hissediyorum.
She fainted when she saw the blood.
Kanı görünce bayıldı.
Dilbilgisi Kalıpları
a ((faint)) + isim belli belirsiz/zayıf bir isim. I saw a faint light in the distance.
to feel ((faint)) baygınlık hissetmek. I suddenly felt faint and dizzy.
to ((faint)) bayılmak. He fainted from the shock.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca 'feindre' ('gibi davranmak, taklit etmek') fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'feint' kelimesinden gelir. Anlamı 'ruhsuz, zayıf' olarak evrilmiştir.
Hafıza İpuçları
Birinin hastalık 'taklidi yaptığını' (feigning) ve sonra gerçekten zayıf ve 'baygın' (faint) hissetmeye başladığını hayal edin.