verb

hinder

engellemek, mani olmak, aksatmak

Heavy rain hindered the rescue work.

Şiddetli yağmur kurtarma çalışmalarını engelledi.

His poor health hindered him from working.

Kötü sağlığı çalışmasına engel oldu.

((bir şeyi)) (bir şeyi) engellemek The storm hindered our progress.

((birini/bir şeyi)) ((from -ing)) (birinin/bir şeyin) (bir şey yapmasını) engellemek A lack of funding hindered the project from starting.

Eşanlamlılar: impede, obstruct, hamper; Zıt anlamlılar: help, assist, facilitate

Eski İngilizce'deki 'hindrian' (yaralamak, zarar vermek) kelimesinden gelir ve 'hind' (arka) ile ilgilidir. Bir şeyi 'arkaya' koyma fikri.

'Behind' (arkasında) kelimesine benziyor. 'Arkanızdan' yolunuza çıkan ve sizi yavaşlatan bir şey hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.