noun

aplomb

özgüven, soğukkanlılık, kendine hakimiyet

She handled the crisis with great aplomb.

Krizi büyük bir özgüvenle yönetti.

He delivered the speech with his usual aplomb.

Konuşmayı her zamanki soğukkanlılığıyla yaptı.

((sth. ile)) özgüvenle Krizi büyük bir özgüvenle yönetti.

Eş anlamlılar: composure, self-assurance, poise; Zıt anlamlılar: agitation, gaucheness

Fransızca 'à plomb' (çekül doğrultusunda, dikey) ifadesinden gelir. Bu, denge ve kararlılık fikrini akla getirir.

Bir inşaat ustasının kullandığı, her zaman dikey ve sabit duran bir çekülü hayal edin. Baskı altında gösterilen bu kararlılık 'aplomb'dur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.