verb

simmer

kısık ateşte pişirmek, kaynamak, için için kaynamak

Let the soup simmer for an hour.

Çorbayı bir saat kısık ateşte pişirin.

Anger simmered beneath the surface.

Öfke yüzeyin altında kaynıyordu.

((sth.)) (bir şeyi) kısık ateşte pişirmek Let the soup simmer for an hour.

((with sth.)) (öfke vb. ile) için için kaynamak He simmered with resentment.

Eş anlamlılar: stew (haşlamak), boil gently (yavaşça kaynatmak); Zıt anlamlılar: boil (kaynamak), freeze (donmak)

Orta İngilizce'deki 'simperen' kelimesinden gelir, muhtemelen yansıma kökenlidir ve hafif kaynama sesini taklit eder.

'Simmer' sesi, tenceredeki yemeğin 'sessizce' piştiğini hayal etmenize yardımcı olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.