verb

surrender

teslim olmak, vazgeçmek, bırakmak

The army refused to surrender.

Ordu teslim olmayı reddetti.

He surrendered his passport to the authorities.

Pasaportunu yetkililere teslim etti.

She surrendered to her feelings of exhaustion.

Yorgunluk hissine teslim oldu.

((birine/bir şeye)) teslim olmak The army refused to surrender to the enemy.

((bir şeyi)) ((birine)) teslim etmek He surrendered his passport to the authorities.

((bir şeye)) teslim olmak, kendini bırakmak She surrendered to her feelings of exhaustion.

Eş Anlamlılar: boyun eğmek, pes etmek, vazgeçmek; Zıt Anlamlılar: direnmek, savaşmak

Eski Fransızca 'surrendre' kelimesinden, 'sur-' (üzerinde) + 'rendre' (geri vermek). Kelimenin tam anlamıyla 'teslim etmek'.

Ellerinizi başınızın 'üzerine' ('sur-') kaldırıp kendinizi 'teslim ettiğinizi' ('render') hayal edin. Bu, pes etmenin klasik görüntüsüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.