verb

tackle

ele almak, mücadele etmek, topa dalmak

We need to tackle this problem immediately.

Bu sorunu derhal ele almamız gerekiyor.

He tackled the player before he could score.

Sayı yapamadan oyuncuya topa daldı.

She tackled him about his constant lateness.

Sürekli geç kalması konusunda onunla yüzleşti.

((bir şeyi)) ele almak We need to tackle this problem.

((birine)) topa dalmak The defender tackled the forward.

((birini)) ((bir şey hakkında)) sorguya çekmek She tackled him about the missing money.

Eşanlamlılar: address, confront, handle; Zıtanlamlılar: avoid, ignore

Orta Hollandaca 'takel' (makara, halat) kelimesinden gelir, başlangıçta gemi donanımını ifade ederdi. 'Ele geçirmek' veya 'uğraşmak' anlamı buradan gelişmiştir.

Durumu 'ele almak' için rakibine 'topa dalan' bir futbolcu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.