verb

take

almak, götürmek, binmek, sürmek (zaman)

Please take a cookie.

Lütfen bir kurabiye al.

I take the bus to work.

İşe otobüsle giderim.

It takes 10 minutes to walk there.

Oraya yürümek 10 dakika sürer.

Let's take a break.

Hadi mola verelim.

((bir şey)) (bir şeyi) almak Lütfen bir kurabiye al.

((bir şey)) ((bir yere)) (bir şeyi) (bir yere) götürmek Bu kitabı odana götür.

((bir araç)) (bir araca) binmek İşe otobüsle giderim.

((zaman)) ((mastar)) (bir şey yapmak) (zaman) almak Oraya varmak bir saat sürer.

Eş anlamlılar: get, grab, seize; Zıt anlamlılar: give, offer

Eski İngilizce 'tacan' (kavramak) kelimesinden, o da Eski Norsça 'taka' kelimesinden gelmektedir.

Bir şeyi kendinize doğru veya yanınızda hareket ettirme temel fikrini düşünün. 'Fotoğraf çekmek' (take a picture), kendiniz için bir görüntü yakaladığınız anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.