noun

toll

geçiş ücreti, yol parası, kayıp, çan sesi

We paid the toll to cross the bridge.

Köprüyü geçmek için geçiş ücreti ödedik.

The storm took a heavy toll on the town.

Fırtına kasabaya ağır bir bedel ödetti.

We heard the slow toll of the funeral bell.

Cenaze çanının yavaş çan sesini duyduk.

((bir/belirli)) bedel ((bir şey/biri üzerinde)) bir şey/biri üzerindeki olumsuz etki The long hours took their toll on him.

((bir/belirli)) geçiş ücreti ((bir şey için)) bir şey için bir ücret There is a toll for using the highway.

Eş anlamlılar: fee, charge, cost (ücret); damage, loss, casualties (kayıp, zayiat)

Eski İngilizce'de 'vergi, haraç' anlamına gelen 'toll' kelimesinden, o da Geç Latince'deki 'gümrük' anlamına gelen 'toloneum'dan gelmektedir. Çan sesi anlamı farklı bir kökene sahiptir.

Bir köprüde 'uzun boylu' (tall) bir görevliye 'geçiş ücreti' (toll) ödediğinizi hayal edin. Diğer anlamı için bir felaketin 'toplam' (total) maliyetini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.