verb

uproot

kökünden sökmek, yerinden yurdundan etmek

We had to uproot the old tree from the garden.

Yaşlı ağacı bahçeden sökmek zorunda kaldık.

The war uprooted thousands of families.

Savaş binlerce aileyi yerinden yurdundan etti.

((bir şeyi)) (bir bitkiyi) topraktan sökmek He uprooted the weeds from his garden.

((birini)) ((bir yerden)) (birini) evinden veya tanıdık çevresinden uzaklaştırmak The conflict uprooted them from their homeland.

Eş anlamlılar: eradicate, remove, displace; Zıt anlamlılar: plant, establish, settle

'up' (yukarı) + 'root' (kök) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyi 'köklerinden' 'yukarı' çekmek demektir.

Bir bitkiyi 'kökünden' (root) 'yukarı' (up) çektiğinizi hayal edin. Bu hem bitkiler için gerçek anlamda hem de insanların yaşamları için mecazi olarak geçerlidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.