verb

escalate

tırmanmak, yükseltmek, kızışmak

The conflict could escalate into a full-scale war.

Çatışma tam ölçekli bir savaşa dönüşebilir.

The company escalated the complaint to a manager.

Şirket şikayeti bir yöneticiye iletti.

Fuel prices are expected to escalate.

Yakıt fiyatlarının artması bekleniyor.

((bir şey)) tırmanır Durum tırmanıyor. The situation is escalating.

((bir şeyi)) tırmandırmak Sorunu üst makamlara taşımak zorunda kaldık. We had to escalate the problem.

((bir şey)) ((bir şeye)) dönüşür Protesto bir isyana dönüştü. The protest escalated into a riot.

Eş anlamlılar: intensify, increase, worsen; Zıt anlamlılar: de-escalate, decrease

'escalator' (yürüyen merdiven) kelimesinden türetilmiştir. Bir şeyin yürüyen merdiven gibi adım adım yükselmesi fikri.

Bir tartışmanın yürüyen merdiven gibi adım adım yükselerek daha da yoğunlaştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.