noun

loophole

yasal boşluk, kaçamak noktası

They found a loophole in the tax law.

Vergi yasasında bir boşluk buldular.

The contract has a major loophole.

Sözleşmede büyük bir yasal boşluk var.

((bir)) yasal boşluk ((bir şeyde)) bir metindeki (yasa gibi) bir kuraldan kaçınmaya izin veren bir belirsizlik veya eksiklik They found a loophole in the tax law.

Eş anlamlılar: kaçış maddesi, belirsizlik, çıkış yolu

'loop' (döngü) + 'hole' (delik) kelimelerinin birleşimi. Aslında, ateş etmek için duvardaki dar bir açıklık anlamına geliyordu.

Kuralların 'döngüsünde' içinden sıyrılabileceğiniz bir 'delik' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.