Verb

verpflichten

zorunlu kılmak, yükümlü kılmak, sözleşme imzalamak

Das Gesetz verpflichtet uns zur Hilfe.

Yasa bizi yardıma mecbur kılıyor.

Er verpflichtete sich, das Geheimnis zu wahren.

Sırrı saklayacağına dair söz verdi.

Der Verein hat einen neuen Spieler verpflichtet.

Kulüp yeni bir oyuncuyla sözleşme imzaladı.

((j-n)) ((zu et3)) (birini bir şeye) mecbur etmek Sözleşme onu ödeme yapmaya mecbur ediyor.

((sich4)) ((zu et3)) (bir şeye) söz vermek Gizliliğe söz veriyorum.

((j-n)) (biriyle) sözleşme imzalamak Kulüp forvetle sözleşme imzaladı.

Eş anlamlılar: zwingen, nötigen, binden; Zıt anlamlılar: befreien, entbinden

'ver-' ön eki (bir duruma getirmek) ve 'Pflicht' (görev, yükümlülük) isminden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyi görev haline getirmek' demektir.

Kelimenin içinde 'Pflicht' (görev) kelimesini görebilirsiniz. 'ver-' ön eki, ismi fiile dönüştürür: 'görevli kılmak'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.