Verb

verraten

ihanet etmek, açığa vurmak, ele vermek

Er hat seine Freunde verraten.

Arkadaşlarına ihanet etti.

Sie hat mir ein Geheimnis verraten.

Bana bir sır verdi.

Sein Blick verriet seine Angst.

Bakışları korkusunu ele verdi.

((j-n)) birine ihanet etmek En iyi arkadaşına ihanet etti.

((j-m)) ((et4)) birine bir şeyi açıklamak Bana sırrını açıklayabilir misin?

Eşanlamlılar: preisgeben, offenbaren; Zıtanlamlılar: verschweigen, verheimlichen

'ver-' öneki (yanlış) + 'raten' (tavsiye etmek). Aslında 'yanlış tavsiye vermek', bu da ihanete veya bir şeyi açığa vurmaya yol açar.

'ver-' önekini yanlış yapılan bir eylem olarak düşünün. Yanlış 'tavsiye' ('raten') vermek, ihanet etmektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.