die Verwarnung
Çeviri
uyarı, ihtar, ikaz
Örnekler
Er erhielt eine schriftliche Verwarnung.
Yazılı bir uyarı aldı.
Der Schiedsrichter gab dem Spieler eine Verwarnung.
Hakem oyuncuya bir ihtar verdi.
Dilbilgisi Kalıpları
j-m eine Verwarnung geben birine uyarı vermek Öğretmen öğrenciye bir uyarı verdi.
eine Verwarnung bekommen/erhalten uyarı almak Gürültü yüzünden bir uyarı aldık.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: die Ermahnung, der Tadel, die Rüge
Etimoloji
'warnen' (uyarmak) fiilinden 'ver-' öneki ve '-ung' ekiyle türetilmiştir. Uyarma eylemini belirtir.
Hafıza İpuçları
'Verwarnung', genellikle sonuçları olan daha resmi bir 'Warnung' (uyarı) türüdür. Spordaki sarı kart gibi düşünebilirsiniz.