Verb

ergreifen

yakalamak, kavramak, önlem almak, etkilemek

Er ergriff die Gelegenheit.

Fırsatı değerlendirdi.

Die Polizei ergriff den Dieb.

Polis hırsızı yakaladı.

Wir müssen Maßnahmen ergreifen.

Önlem almalıyız.

((et4)) (bir şeyi) yakalamak, kavramak Fırsatı ergriff ve yurtdışına taşındı.

((j-n)) (birini) yakalamak Polis kaçağı ergreifen başardı.

((et4)) (önlem vb.) almak Hükümet sert önlemler ergreifen zorunda.

Eş anlamlılar: fassen, packen, nutzen

'er-' (başlangıç veya tamamlanma bildiren) öneki + 'greifen' (tutmak, yakalamak).

Bir şeyi sıkıca 'kavradığınızı' düşünün. Bu, fiziksel bir nesne (hırsız) veya soyut bir kavram (fırsat, önlem) olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.