Verb

an|haben

giymek, üzerinde olmak, zarar vermek, etkilemek

Was hast du heute an?

Bugün ne giyiyorsun?

Er hatte einen alten Hut an.

Eski bir şapka takıyordu.

Diese Kritik kann mir nichts anhaben.

Bu eleştiri bana zarar veremez.

((bir şeyi)) anhaben bir şey giymek Yeni bir kazak giyiyordu.

((birine.dat)) ((bir şeyi)) anhaben birine zarar vermek Soğuk ona zarar veremez.

Eş anlamlılar: tragen (giymek); Zıt anlamlılar: ausziehen (çıkarmak)

'an-' (üzerinde) öneki + 'haben' (sahip olmak). Kelimenin tam anlamıyla 'üzerinde sahip olmak'.

Kıyafetleri vücudunuzun 'üzerinde' (an) 'sahip olduğunuzu' (haben) düşünün. 'Zarar vermek' anlamı için, olumsuz bir şeyin sizin 'üzerinizde' (an) bir etkisi 'olduğunu' (haben) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.