Adjektiv

aufgeregt

heyecanlı, sinirli, tedirgin, telaşlı

Ich bin so aufgeregt vor der Prüfung.

Sınavdan önce çok heyecanlıyım.

Die Kinder waren vor Weihnachten sehr aufgeregt.

Çocuklar Noel'den önce çok heyecanlıydı.

Warum bist du so aufgeregt?

Neden bu kadar telaşlısın?

birisi heyecanlı/sinirli Çok heyecanlıyım.

bir şey hakkında heyecanlı/sinirli ((über+4)) Haberler yüzünden sinirli.

Eş anlamlılar: nervös (sinirli), gespannt (gergin); Zıt anlamlılar: ruhig (sakin), gelassen (soğukkanlı)

'auf-' (yukarı) ve 'regen' (hareket ettirmek, karıştırmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'karıştırılmış' demektir.

Heyecanlandığınızda veya sinirlendiğinizde duygularınızın 'yukarı doğru karıştırıldığını' ('aufgeregt') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.