Verb

auf|stellen

kurmak, dikmek, yerleştirmek, rekor kırmak

Wir müssen ein Zelt aufstellen.

Bir çadır kurmamız gerekiyor.

Er hat einen neuen Weltrekord aufgestellt.

Yeni bir dünya rekoru kırdı.

Die Stühle wurden im Kreis aufgestellt.

Sandalyeler bir daire şeklinde dizildi.

((et4)) aufstellen bir şeyi kurmak Parti için sandalyeleri kuruyoruz.

sich aufstellen dizilmek, sıraya girmek Askerler sıraya diziliyor.

Eş anlamlılar: errichten (inşa etmek), aufbauen (kurmak); Zıt anlamlılar: abbauen (sökmek), umwerfen (devirmek)

`auf-` (yukarı) ön eki ve `stellen` (koymak, yerleştirmek) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'yukarı doğru koymak', yani 'dikmek'. Not: `aufgestelln`, `aufstellen` kelimesinin konuşma dilindeki şeklidir.

Bir şeyi sadece `stellen` (koymak) değil, aynı zamanda `auf` (yukarı) dikmek olarak düşünün. Bir tabela veya çadır kurmak gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.