Verb

beharren

ısrar etmek, direnmek, inat etmek

Er beharrt auf seiner Meinung.

Kendi fikrinde ısrar ediyor.

Sie beharrte darauf, die Wahrheit zu sagen.

Gerçeği söylemekte ısrar etti.

Trotz der Schwierigkeiten beharrte er bei seinem Plan.

Zorluklara rağmen planında direndi.

((auf+3)) (bir şeyde) ısrar etmek Kendi fikrinde ısrar ediyor. (Er beharrt auf seiner Meinung.)

((bei+3)) (bir şeyde) direnmek Planında direndi. (Er beharrte bei seinem Plan.)

((darauf)), ((zu+Infinitiv)) (bir şeyi) yapmakta ısrar etmek Gerçeği söylemekte ısrar etti. (Sie beharrte darauf, die Wahrheit zu sagen.)

ısrar etmek (bestehen auf); Zıt anlamlılar: pes etmek (nachgeben)

Güçlendirici 'be-' öneki + 'harren' (sabırla beklemek, sebat etmek). Güçlü bir şekilde sebat etmek anlamına gelir.

Sanki 'be hard' (sert ol) gibi geliyor. 'İnatçı' birinin kendi fikrinde ısrar ettiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.